İĞNEADA GEZİSİNDEN KALANLAR

Artı Sanat Gezerse

Derneğimiz bünyesinde zaman zaman kültür ve sanat gezileri yapılmaktadır.  bu güne kadar yaptığımız gezilerde bizi en çok etkileyen yerlerden biri üç yıl önce gittiğimiz İğneada olmuştu. Kırklareli’ne bağlı, Istırancaların eteğinde, Karadeniz’in kıyısında, Bulgarıstan sınırındaki bu küçük yerleşim yerinin en büyük özelliği Longoz Ormanlarıydı. Su basmaz denilen ve yaz kış ormanın içinde sulak bölgelerin oluşturduğu ormanda, onlarca çeşit endemik bitkiye rastlanmaktadıydı. Yani yeşilin her tonunu göreceğiniz, ormanına rehbersiz girilemeyen bir yer hayal edin. Önünüzde yürüyen arkadaşınızdan beş adım uzaklaşsanız izini kaybedebileceğiniz sıklıkta yeşil bitki örtüsü olan bir yer. Böyle bir yere başka bir ülkede olsa ne yapılır sizce? Koruma altına alınır dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Peki bizim ülkemiz ne yapılır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Türkiye'de yapılacak üçüncü nükleer santral için Kırklareli'nin İğneada bölgesinin planlandığını söyler. Yani hepimiz için önemli olan bir coğrafyayı yok etmeyi planladıklarını açıklar. Orası bizim değil, tüm dünyanın nefes alacağı ciğerlerdir oysa. Durum böyle olunca biz de orada yaşayan dostlarımıza biraz olsun destek vermek ve bizim için ne kadar önemli olduklarını hissettirmek için tekrar İğneada’ya gitmeye karar verdik.

Üç yıl aradan sonra neyle karşılaşacağımızı bilmeden gittiğimiz İğneada da her zamanki gibi çok sıcak bir karşılama ile karşılaştık. Trakya insanının o içten selamını hissettik hepimiz. Bizi şaşırtan şey üç yıl içinde o bölgenin turizm açısından bu kadar hızlı gelişmesi oldu. Bu iyi mi, kötü mü? Kendi aramızda tartışırken bizi longoz ormanında gezdirecek olan rehberimiz Halil İbrahim Aydın son dönemde yaşanan olayları ve bölge halkı olarak gösterdikleri tepkiyi anlattı bize. “Biz burada yaşadığımız sürece nükleer santral yapılmasına izin vermeyeceğiz, sizlerin bizim yanımızda olduğunuzu bilmek bizi çok daha fazla umutlandırıyor” dedi. Gelen gurupların ne kadar fazlalaştığından ve bölgenin bu anlamda daha fazla geliştiğinden bahsetti. Bütün bunlar olumlu gelişmeler gibi gözükse de longoz da gezmeye başlayınca insan oğlunun her gittiği yere götürdüğü pisliğe ve vurdumduymazlığa şahit olduk. Bunu anlamak mümkün değil inanın. Nükleere bu kadar karşı olan insanlar, çevre temizliğine de aynı hassasiyeti gösterselerdi keşke. Biz ciğerlerimizde Longoz havası, gözlerimizde gördüğümüz güzelliklerin büyüsüyle geri döndük evimize.

Sonuç olarak durum şu ki; vakti ve ekonomisi olan herkesin dünya gözüyle görmesi gereken İğneada Longoz ormanını yok olmadan gidin görün. Asla pişman olmayacaksınız. Yaptığımız çalışmaları ve gezi organizasyonlarını takip etmek isterseniz www.artisanat16.org adresinde bulabilirsiniz bizi.





> Haberler


> Linkler



Resim

Ebru

Keman

Gitar

Fotoğrafçılık

İngilizce

Çamurdan Heykel

Yaratıcı Drama

Sosyal Etkinlikler

THM Korosu


Ana Sayfa Gizlilik Taahhüdü Telif Hakkı İletişim